koş koş koş..

Başta çok ufak bir açıklama bu sefer, aklımda tek bir cümle var ki zaten bu giriş cümlesi olacak. Bakalım tek bir cümle kısacık öykülerden birini yazdırabilecek mi?

Çocuk arkasına bakmadan koşmaya devam ediyordu. Hangi köşeden dönse peşindekileri atlatabilirdi onu düşünmeye, önünde takılabileceği engelleri görmeye çalışıyordu. Koştukça hava hiç olmadığı kadar karanlık gelmeye başlamıştı. Kendi kendine önündeki ikinci köşeden sağa dönünce peşindekileri atlatabileceğine inandı. İki köşe sonra sağa döndü, duvara yaslanıp soluklanmaya çalıştı. Gözlerinin ucuyla peşindekilere baktı, kimse yoktu; yaklaşık bir saattir onu kovalayan 2 piç kurusu sonunda takipten vazgeçmişti. Onlara bir kez daha küfrettikten sonra yoluna yürüyerek devam etti..

4 saat önce…

Çocuk 19. doğum gününü kutluyordu tek başına. Bazılarına iğrenç gelen olaylarla küçüklüğünden beri baş etmek zorunda kalmıştı. Anne babasının simasını zar zor hatırlıyor, yaklaşık 6 senedir sokaklarda yatıyordu. Hayatta nasıl kalabileceğini çoktan öğrenmiş olan çocuk bir kez daha bildiği yolu uygulamak için ayaklanıyordu.

3 saat önce…

Artık işe başlamalıydı. Bugün doğum günüydü, garip bir şekilde şansının yaver gideceğine ve hiçbir zorlukla karşılaşmadan işleri halledebileceğine inanıyordu. Karanlıkta sokağın ortasında bıçağını eline alıp beklemeye başladı. Kişiler geçtikçe şansın düşündüğü gibi yanında olmadığını görüyordu, Allah’ın belaları 3′erli 4′erli grup halinde önünden geçiyorlardı.

1 saat önce…

Artık beklemekten sıkılmıştı. İlk gelen kim olursa olsun saldırıp çantasını kapacaktı. Şansı yoksa onunla mıydı? Yalnız bir kız sokağın başında belirmişti. Çocuk avına odaklanan bir kedi gibi pozisyonunu aldı, uzun süredir beklemesinin ödülü ona doğru adım adım geliyordu işte. Kız yaklaştıkça çocuk heyecanlanıyordu. Aralarında 10 metre kaldığında çocuk kızın üzerine doğru koşarak gitti. Kızı hırpaladı ve çantasını çekti. Kız ne olup bittiğini anlamaya çalışırken çığlık atmaya başladı. Kızın feryadını o sırada yolun başından geçmekte olan iki erkek duydu. “Orospu çocuğu bırak o kızı” diye bağırdı iri olan. Çocuk erkeklerin koşar adım ona doğru geldiğini görür görmez kızın çantasını bıraktı ve kaçmaya başladı..

yazarın notu: garip oldu bu..

Reklamlar
Published in: on Eylül 18, 2009 at 12:58 am  Yorum Yapın  

The URI to TrackBack this entry is: https://dambil.wordpress.com/2009/09/18/kos-kos-kos/trackback/

RSS feed for comments on this post.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: