Gölge geçer mi?

Küçükken öğrenmişti Fatih yanında asla kaçamayacağı, ondan ne olursa olsun saklanamayacağı bir şey taşıdığını. Ve bunu da bir bilmeceyle yapmıştı okulundaki Ayşe Öğretmen. 5 yaşından beridir ne zaman karşılaşsa gölgesiyle aklına geldi. Şimdi ise yeni yeni anlamaya başlıyordu bilmecenin ve cevabın taşıdığı manayı.

Geçmişin bir betimlemesiydi gölge ve bilmeceyi bilmece yapan kelimeler.

“Ben giderim o gider” diyordu bilmece. “Ee, işte geçmiş de böyle değil mi?” diye sordu Fatih kendi kendine. Tam cevabı düşünmeye başlamak üzereyken, “Evet” diye bağırdı sokağın ortasında. Ona doğru yönelen bakışlardan kaçınmak için swatshirt’ünün kapüşonunu geçirdi kafasına; sonra hiçbir şey olmamış, sanki daha demin yaşamı yaşam yapan ayrıntılardan bir tanesini keşfeden o değilmişcesine atmaya devam etti adımlarını. Geçmişini de yanında taşımıştı geçen 24 sene boyunca. Geçmişten aldığı dersleri, geçmişi sayesinde kazandığı tecrübeleri pusulasıydı Fatih’in. Tüm önemli karar aşamalarında, hayatını etkileme ihtimali olan seçimlerinde onun gittiği yere gidenden yola çıkarak başlıyordu düşünmeye. Düşünmeye başlamadan “Evet!” diye bağırmasına sebebiyet veren de buydu.

“Arkamda tın tın eder” diye devam ediyordu bilmece. Fatih yürürken uzaklara daldı. Bir anda o kadar çok örnek geldi ki aklına geçmişin istese de peşini bırakmadığını ona ispatlayan. Karşıdan gelen uzun mantolu adamın omuz darbesiyle sendeledikten sonra ancak dönebildi gerçek dünyaya. Bir sızı hissetti içinde, bazı anıların bıraktığı yaralar hala oradaydı ve peşini bırakmamışlardı. En belirgin olan, üniversite yıllarını beraber geçirdiği ve ertesinde üniversite bittiğinde birbirlerini kısıtlamamaları gerektiğine inanarak (kısaca sevgilisini düşünerek) ayrıldığı Gizem’i iki sene bir erkekle sarmaş dolaş görmüş ve 2 hafta boyunca “of” çekmişti kalbinin en derin köşelerinden; evet, unutamamıştı.

Durakladı. Güneş batmaktaydı artık yavaş yavaş, sağına baktı ve gölgesini gördü. Geçmişi yanındaydı, ona doğruları göstermek için hep orada duruyordu. Fatih gülümsedi ve kafasını kaldırdı. O anda uzaklardan tanıdık gelen yüzün ona baktığını gördü, hemen çıkarmıştı kim olduğunu. Ayşe Öğretmen torunu Elif’le gittiği alışverişten dönerken görmüş ve tanımıştı eski öğrencisini zira hiç değişmemişti Fatih; yüzünün şekli, avurtlarının büyüklüğü, burnu, kaşları, gözleri hala aynıydı. Birkaç saniyeliğine geçirdiği şoktan kurtulan Fatih, yıllardır uyuduğu uykudan uyanan bir edayla zorlanarak “Merhaba” diyebildi. Ayşe Öğretmen ise eski öğrencisine pek sevecen yaklaşmıştı. Hatta zamanı varsa hemen bir çay içmeyi bile teklif etti. Fatih zevkle kabul etti.

Çay bahçesine doğru yürürlerken, Fatih tekrardan sağına baktı ve bu sefer gölgesinin kendisine gülümsediğini gördü..

Reklamlar
Published in: on Ekim 5, 2009 at 10:10 pm  Comments (1)  

The URI to TrackBack this entry is: https://dambil.wordpress.com/2009/10/05/golge-gecer-mi/trackback/

RSS feed for comments on this post.

One CommentYorum bırakın


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: