ben eskiden..

“ben eskiden” diye başlıyorsanız bir cümleye, bilin ki yaşlandınız demektir. yaşlanmak da o değil midir zaten? geçmişe özlem duymak, geleceğin ışıltılarını karanlığa gömmek… ahmet için de tıpkı bu dediğim gibi olmamıştır umarım.

ahmet, bizim mahallenin afacan çocuğuydu. izin verin düşüneyim, rahat 30 sene olmuştur. manav hüsnü’den elma çalardı, manav hüsnü de bir süre “lan ahmet, nedir bu senden çektiğimiz” diye peşinden koşardı. kasap ali’nin dükkanının önünde hayvanları beslerdi. aklıma geldi de, bir kurban bayramı arifesinde, adaklık kuzuyu getirip elindeki otları yedirmişliği bile vardı. bakkal osman’dan da dondurma ve çiklet aşırmaya bayılırdı bizim ahmet. böyle geçti çocukluğu. tüm mahalleli, yaramazlıklarına karşın çok severdi ahmet’i. özellikle de ben… sokakta denk geldim mi, hemen yanıma çağırırdım. gelir gelmez, (eski asker olduğumu kimden duymuşsa) asker selamı vermeye çalışırdı, hiçbir sefer de düzgün yapamazdı canım ahmet. gel, sana bir dondurma ısmarlayayım dediğimde, ağzı kulaklarına varırdı. onun o halini görünce, çocukluğum gelirdi aklıma. babası da asker olan ben, kendimi ait hissedememiştim yaşadığım yerlere. sürekli taşınırdık, en doğuyu da gördüm, en batıyı da. ahmet’i neden sevdiğimi anladınız değil mi?

“ben eskiden”li cümleleri ilk ahmet kurdurtmuştu bana fakat aklıma, ne 25 yıllık askerliğim ne 23 senelik evliliğim geliyordu. çocukluğumdu gidip yaşamak istediğim… ah sen yok musun ahmet, bak şimdi de terzi fatma’nın sökükleriyle oynuyor. ben de camdan izliyorum.

yılları durdurmak mümkün mü azizim, onlar akıyor; bizim de elimizden sadece onu izlemek geliyor. ahmet’in boyunun boyumu geçtiği gün de dün gibi aklımda. sokakta karşılaştık, “ahmet, gel bakayım yanıma” dedim. geldi ve asker selamını çaktı. elinin hizasına bakmak için kafamı kaldırmak zorunda kalmıştım. hala yanlış yere koyuyordu bizim ahmet elini. gülümsedim ve “dondurma ister misin ahmet” diye sordum. yüzümdeki gülümsenin yansımasını gördüm “tabii ki, kemal amca” dedi. büyümeye devam etti bizim ahmet, liseyi bitirdi, iş aramak için şehre gitti. oradan da başka bir şehre geçmişti sanırım. tam hatırlayamadım bak şimdi, bunadık mı ne?

neyse, rahat 10 sene dünya gözüyle göremedik bizim ahmet’i. bunu unutmak hepimiz için zordu. 65’in 10. ayında kaybettik manav hüsnü’yü. mahalleden çıt çıkmadı birkaç gün. hüsnü’nün cenazesinde, ön sırada boylu poslu bir adam vardı. aradan geçen senelere rağmen, hepimiz ilk görüşte tanıdık bizim afacanı ve hatırladık onu ne kadar özlediğimizi. hoca efendinin hemen yanında durmuş damlayacak yaşları tutmak için direniyordu. hiç kimseye göz yaşı döktürtmedi o cenazede.

o kara günden hemen sonra ahmet tekrar gitti. ailesinden de pek haber alamamaya başladık ama kulağımıza gelenlere göre istanbul’a taşınmış, kendi işini kurmuştu. hatta, zamanında elma, ciklet aşırmaktan kafasını kaşıyacak vakit bulamayan ahmet’im, şimdilerde tüm vaktini çalışmakla geçiriyormuş. birkaç hafta kadar önce gelmişti bunlar kulağıma. ne heyecanla dinlemiştim, anlatamam. ahmet’in varlığını bilmek bile güzeldi.

kim bilirdi ki birkaç gün sonra vefat edeceğimi. ahmet gelmiş miydi acaba cenazeme, hüsnü’deki gibi ön sırada durup tüm mahallelinin acısını sırtlanmış mıydı? ya da “ben eskiden kemal amcama selam dururdum” diye aklından geçirmiş miydi? umarım geçmemiştir ama. ne olacak ki ahmet hep çocuk kalsa, hep o mahallelinin sevgili afacanı olsa. kime ne zararı olur ki..

Reklamlar
Published in: on Temmuz 21, 2010 at 9:56 pm  Yorum Yapın  

The URI to TrackBack this entry is: https://dambil.wordpress.com/2010/07/21/ben-eskiden/trackback/

RSS feed for comments on this post.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: